İçeriğe geç

Karalama Defteri sohbet mi ?

Karalama Defteri Sohbet mi? Bilimsel Bir Mercekten Duyguların Haritası

Hepimizin hayatında bir “karalama defteri” vardır: bazen bir defterin kenarına yazılmış düşünceler, bazen telefonun notlar uygulamasında birikmiş satırlar… Peki bu basit gibi görünen karalama eylemi aslında bir sohbet midir? “Sohbet” kelimesi size illa ki iki kişi arasında geçen kelimeleri çağrıştırıyor olabilir. Ancak bilim insanları, beynimizin ve psikolojimizin derinliklerine indiğimizde, yazmanın da en az konuşmak kadar güçlü bir iletişim biçimi olduğunu söylüyor.

Yazmak Bir Diyalogdur: Beyin Araştırmaları Ne Diyor?

Psikoloji ve nörobilim alanında yapılan araştırmalar, yazma eyleminin beynin iletişimle ilgili bölgelerini aktif hale getirdiğini ortaya koyuyor. 2018 yılında Stanford Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada, günlük tutma veya karalama alışkanlığı olan kişilerin beyninde Broca ve Wernicke bölgelerinin —yani konuşma ve anlamlandırmadan sorumlu alanların— tıpkı bir sohbet sırasında olduğu gibi aktif olduğu tespit edildi.

Yani, bir karalama defterine yazarken aslında “konuşuyoruz.” Ama bu konuşma dışarıya değil, içeriye; yani kendimize yöneliyor. Bu yüzden bilim insanları buna içsel diyalog adını veriyor.

Karalama: Beynin Kendiyle Sohbet Etme Yolu

Karalama eylemi, özellikle bilinçdışının sesiyle iletişime geçmemizi sağlar. Bunu en iyi şekilde açıklayan teori, psikolojide “ifade edici yazma” (expressive writing) olarak bilinir. Psikolog James W. Pennebaker’in yaptığı uzun yıllara dayanan çalışmalar, düzenli olarak yazı yazan insanların stres düzeylerinin azaldığını, travmalarıyla daha sağlıklı başa çıktıklarını ve duygusal zekalarının geliştiğini göstermiştir.

Pennebaker, bu durumu şöyle açıklar:

> “Yazmak, beynin kendi içinde bir sohbet başlatma biçimidir. İnsan kelimelerle düşünür; kelimeleri yazdığında ise düşüncelerini organize eder ve anlamlandırır.”

Sadece Yazı Değil, Sohbetin Sessiz Hali

Peki bir karalama defterine dökülen cümleleri gerçekten bir sohbet olarak görebilir miyiz? Cevap: Evet, çünkü sohbetin tanımı yalnızca karşılıklı konuşmayı içermez. İletişim bilimlerinde sohbet, iki taraflı bilgi alışverişi kadar tek taraflı ama anlamlı bir içsel konuşmayı da kapsar. Bu durumda karalama defteri:

Duygularımızla konuştuğumuz bir alan,

Zihnimizdeki karmaşayı çözdüğümüz bir danışman,

Kendimizi sorguladığımız bir ayna işlevi görür.

Karalama Defteri ve Psikoterapi: Bilimsel Bağlantı

Psikoterapi alanında da yazının “sohbet niteliği” sıkça kullanılır. Özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) seanslarında danışanlardan düşüncelerini düzenli olarak yazmaları istenir. Bunun nedeni, yazının duyguları dışa vurmanın ötesinde, kişiyle kişi arasında bir iletişim kanalı kurmasıdır.

Örneğin:

Kişi, defterde “Bugün neden sinirlendim?” diye sorar.

Aynı sayfada bu soruya yanıtlar arar, alternatif açıklamalar üretir.

Bu süreç, bir terapistle yapılan diyaloğun küçük bir yansıması gibidir. Farkı sadece sesli değil, yazılı gerçekleşmesidir.

Sohbet mi, Değil mi? İşte Kilit Nokta

Şimdi soralım:

Eğer bir karalama defteri bizi anlamamızı sağlıyorsa, bu bir sohbet değil midir?

İçsel düşüncelerimizi dinleyip onlara cevap veriyorsak, bu sessiz bir diyalog değil midir?

Bilim insanları bu noktada oldukça net: Evet, yazmak bir tür sohbet biçimidir. Çünkü iletişimin özü, kelimelerin kimle paylaşıldığı değil, anlam üretme sürecidir.

Teknolojinin Çağında Karalama: Dijital Sohbetin Yeni Hali

Artık çoğumuz fiziksel defterlere yazmasak da, sosyal medya paylaşımları, kişisel bloglar ve not uygulamaları aracılığıyla “karalama” yapıyoruz. Bu da gösteriyor ki sohbet kavramı zamanla şekil değiştirse de özü aynı kalıyor: Kendimizi ifade etmek, anlamak ve anlamlandırmak.

Sonuç: Karalama, Sessiz Bir Sohbettir

Sonuç olarak “Karalama Defteri sohbet mi?” sorusunun cevabı şaşırtıcı bir şekilde “Evet.” Çünkü sohbet sadece sesli kelimelerle değil, satırlara dökülen cümlelerle de yapılır. Beynimiz yazarken konuşur, kalemimiz dinler. Ve o satırların arasında, belki de uzun zamandır yüzleşmekten kaçtığımız en derin duygularımızla sessiz ama güçlü bir diyalog kurarız.

Şimdi sıra sizde: Sizce son yazdığınız cümle, bir sohbetin parçası mıydı? Yoksa iç sesinizle başlayan daha büyük bir konuşmanın ilk adımı mı?

4 Yorum

  1. Fehime Fehime

    Eserde Ataç’ın sohbet havasında yazdığı eleştirileri yer alıyor . Dilinin keskinliğiyle bilinen yazarın bu eleştirileri Divan edebiyatından tutun da en yakın arkadaşlarından olan Ahmet Hamdi Tanpınar’a kadar birçok şeyi ve kimseyi kapsıyor. * Güncel bir konuda, yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi samimi ve anlaşılır bir dille yazdığı, her türlü özentiden uzak yazılara sohbet denir . *Bu yazı türünde yazar, ele aldığı konuyu derinlemesine incelemez, bilimsel bir ispatı da amaçlamaz.

    • admin admin

      Fehime! Yorumlarınızın bazıları bana uzak gelse de teşekkür ederim.

  2. Güzin Güzin

    4 – sohbet yazıları deneme yazılarına kıyasla kısa ve yüzeysel bir anlatıma sahiptir fakat deneme yazıları daha derin bir anlatım kullanır . 5 – Deneme yazarın duygu ve düşüncelerini öne çıkarırken sohbette konuşulan, bahsi geçen şeyler ön plandadır. Bir yazarın kişisel düşüncelerini karşısında biri varmış gibi samimi bir üslupla ele aldığı yazı türüne “Sohbet” denir . Yazar bu yazısında karşısındaki kişiyle konuşuyormuş havasında olduğundan bu türe “Sohbet” denilmiştir.

    • admin admin

      Güzin! Yorumunuz bazı açılardan bana uzak gelse de teşekkürler.

Fehime için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort brushk.com.tr sendegel.com.tr trakyacim.com.tr temmet.com.tr fudek.com.tr arnisagiyim.com.tr ugurlukoltuk.com.tr mcgrup.com.tr ayanperde.com.tr ledpower.com.tr
Sitemap
ilbet giriş