İçeriğe geç

Silah sesi kaç desibeldir ?

Sessiz Süpürge Kaç dB Olmalı? Bir Evde Sessizliğin Anlamı

Bir gün Kayseri’nin soğuk sabahlarından birinde, bir karar verdim: Süpürge almam gerekiyordu. Ama bu basit bir alışveriş değil, bir tür içsel ihtiyaç gibi hissettirdi bana. Hani bazen insan bir şeyler ister ya, sadece bir nesne, ama aslında o nesne aracılığıyla bir şeyleri de değiştirip dönüştürmek ister. O an süpürgenin, benim evimdeki huzuru simgeleyeceğini düşündüm. Ama ne yazık ki, bir de onun sessizliği vardı… Sessiz süpürge kaç dB olmalıydı?

İlk Başlangıç: O Kızgın Sabah

Sabahın erken saatlerinde, henüz güneş dağların arkasında uyanmamışken, Kayseri’nin sokaklarında yalnızca rüzgarın sesi duyuluyordu. Yatak odamda, güne başlamadan önce huzurla bir kahve içmeyi hayal ediyordum. Ama o da ne, evin içinde gürültü başlamak üzereydi. Annem, her zamanki gibi, sabahları evin her köşesini temizlerken, süpürgeyi çalıştırmıştı. O an, kulaklarımda yankılanan o yüksek ses, adeta içimi parçaladı. İstediğim şey bu değildi. Evimde sessizlik istiyordum. Bir an, süpürgenin o sesi her şeyin altına çekişmiş gibi hissettirdi. Bedenimi sarhoş eden o gürültü, kendimi huzursuz hissetmeme yol açtı.

Ve işte o an, “Bir süpürge alacağım” diye düşündüm. Bu basit bir karar gibi görünse de, beni derinden etkileyen bir şeydi. Çünkü o süpürge sadece bir temizlik aracı değildi; o an evimdeki atmosferi, duygularımı ve hatta içimdeki huzuru temizlikle ilişkilendiriyordum. Bir süpürgeyi seçerken sadece görünüşüne değil, onun sesine, içimde uyandıracağı duygulara da dikkat etmeliydim. Sessiz olmalıydı. Sadece odada sessizlik değil, içimdeki karmaşanın da sükûneti olmalıydı.

Bir Araştırma Başlıyor: Sessizliğin Peşinde

Evdeki gürültü, bir şekilde günlerimi ve akşamlarımı da etkiliyordu. Her sabah uyandığımda, sanki her şey birdenbire daha zor hale geliyordu. O yüzden sessizliğin bana vaat ettiği huzur, her şeyden çok daha önemli hale geldi. Kendimi bir araştırmaya koydum. “Sessiz süpürge kaç dB olmalı?” diye bir soru kafamda dönüp duruyordu. Ne kadar sessiz olursa, o kadar iyi… Ama nereye kadar sessiz? Süpürgeyi kullanırken, gerçekten tamamen sessiz olamazdım, değil mi? Ama yine de, bu konuda bazı kararlar vermek zorundaydım.

Bir gün, gece geç saatlerde, bilgisayarımın başına geçtim. İnternette sessiz süpürgelerle ilgili her türlü yazıyı okudum. Çoğu yazı, 60 desibel civarındaki makinelerin, normal ev kullanımı için ideal olduğunu söylüyordu. Ama ben, 50 desibelin altına düşen bir ses arayışındaydım. Bir an, “Gerçekten bu kadarını bulabilir miyim?” diye düşündüm. 60 desibel, bana hala fazla gibi geliyordu. Neredeyse bir konuşma sesi gibiydi. Biraz daha sessiz, biraz daha huzurlu olmak istiyordum.

Hayal Kırıklığı ve Umut

Bir hafta sonra, nihayet birkaç model belirledim ve büyük bir hevesle bir mağazaya gittim. Ancak orada yaşadığım hayal kırıklığına hâlâ gülümsüyorum. Çünkü o mağazada denediğim süpürgeler ne kadar sessiz olsa da, içimde bir şey eksikti. Süpürgeyi çalıştırdım ve o an, o derin sessizliğe rağmen hâlâ bir şeylerin eksik olduğunu hissettim. Evet, ses desibel olarak idealdi. Ancak o “sessizliğin” ardında bir başka gürültü vardı; o da içsel huzursuzluktu. O an düşündüm: “Belki de mesele, süpürgenin sesinden daha fazlası. Belki de içimdeki gürültüyü susturmam gerekiyor.”

Süpürgeyi almak istedim, çünkü bana huzur vadettiğini düşünmüştüm. Ama bir yandan da, belki de hayatımda yapmam gereken başka değişiklikler vardı. Ne yazık ki, bu süreç bana sadece fiziksel bir temizlik yapmamı değil, aynı zamanda içsel bir temizlik yapmam gerektiğini de öğretti. Sessizlik, dışarıda değil, içimdeydi. O gürültüyü susturmak ise, bir süpürgeyle değil, kendi düşüncelerimi temizlememle mümkündü.

Sessizliğin Gerçek Anlamı

Bir gün, yine o sabahki gibi, annem evde süpürgeyi çalıştırırken, bir kez daha düşündüm. “Sessiz süpürge kaç dB olmalı?” Bu soru, bana aslında huzur arayışımın ne kadar içsel bir mesele olduğunu hatırlattı. Süpürge sesi artık beni rahatsız etmiyordu; çünkü dışarıdaki gürültü ne kadar azsa, içimdeki karmaşa da o kadar azalırmış gibi hissettim. Belki de gerçek sessizlik, dışarıdaki nesnelerden daha fazla, kendi iç dünyamızda bulduğumuz huzurla ilgili.

Şimdi her temizlik yaparken, süpürgenin sesine odaklanmak yerine, kendi içime bakıyorum. Ne kadar sessiz olabilirsem, o kadar huzurlu olurum. Bunu her gün hatırlıyorum. O anki hayal kırıklıkları, içinde barındırdığı duygularla birlikte daha anlamlı bir hal alıyor. Ve belki de bu yazının sonunda şunu söyleyebilirim: Sessiz süpürge, bir evin içindeki huzurun sadece bir parçası. Gerçek sessizlik ise, kulaklarımızda değil, kalbimizde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort brushk.com.tr sendegel.com.tr trakyacim.com.tr temmet.com.tr fudek.com.tr arnisagiyim.com.tr ugurlukoltuk.com.tr mcgrup.com.tr ayanperde.com.tr ledpower.com.tr
Sitemap
ilbet giriş