Tuana’yı Kim Yazdı? Bu Soruya Cevap Verirken Hayatımın En İlginç 10 Dakikasını Yaşadım
Evet, hepimizin aklında bir soru var: Tuana’yı kim yazdı? Ama ben bu soruyu sormanın, “Ne var yani? Niye soruyorsunuz?” gibi bir cevaptan çok, “Bir dakika, dur, bakayım, ben bir araştırma yapayım, belki de bu sorunun cevabı hayatımı değiştirebilir” dediğim anlarda buldum kendimi. Hani o hep esprilerle geçirdiğim arkadaş sohbetlerinde birden bire ciddi ve derin bir düşünceye dalmak gibi bir şey bu. Ama tabii ki bir yandan da, Tuana’yı kim yazdı sorusu bana bir şekilde komik geliyordu.
Çünkü bu soru, şaka gibi bir şey. Ne de olsa hepimiz “Tuana kimdir?” sorusunun cevabını bir şekilde duyduk ya da duymuşuzdur. Ama ben, bu yazıyı yazarken biraz daha felsefi bir bakış açısıyla ele almak istedim. Çünkü Tuana’yı kim yazdı sorusunun altında o kadar çok şey yatıyor ki, bazen şaka yapmakla gerçeği karıştırıyorsunuz. Hem de hiç farkında olmadan.
Tuana’yı Kim Yazdı? – Gerçekten Kim Yazdı?
Hadi bunu bir düşünelim. “Tuana kimdir?” diye soran birinin, genellikle karşınıza iki seçenekle geldiğini biliyoruz: Ya “Tuana bir yazar,” ya da “Tuana bir karakter” derler. Ama ikisi de tam anlamıyla doğru değil, değil mi? Yani, Tuana hem bir yazar olabilir, hem de bir karakter. O zaman dur, burada bir gariplik var. Bütün bu şüpheleri anında anlamışken, neden tüm bunların daha derin bir anlamı olmasın diye içimden geçirmeye başladım.
İlk başta şunu fark ettim ki, Tuana’yı kim yazdı sorusu, aslında bir bakıma bizlere sorduğumuz o basit ama yıkıcı soru gibi: “Hayatımı kim yazıyor?” Çünkü, birinin hayatını yazmak, onun kaderini elinde tutmak gibidir. Bu soru, kendi hayatımızın yazarı kim? Nerede başlıyor bizim kontrolümüz, nerede bitiyor başkalarının etkisi? Evet, işler biraz derinleşiyor ama bir yandan da bakıyorum, “Tamam ya, Tuana’yı kim yazdı?” sorusunun cevabı, hayatıma çok şey katabilir gibi görünüyor.
Ama tabii, Tuana’yı kim yazdı sorusunu ciddiye alıp yazarken birden kendimi şu noktada buldum: Hani hayatınızın anlamını sorguladığınızda, 15 dakika boyunca kafanızda “Tuana’yı kim yazdı?” sorusu dönmeye başlar ya, işte tam o noktada olduğumu fark ettim. Belki de hayatım boyunca cevaplamam gereken tek soru buydu!
Sıkıcı Edebiyat Sohbetlerinden Sıkıldım, Hadi Gerçekten Komik Bir Şeye Gelelim
Neyse, olay biraz fazla felsefi oldu, kabul ediyorum. Ama gelin, buna biraz mizahi bir açıdan bakalım. Mesela, arkadaş grubumuzda bir gün ciddi ciddi Tuana’yı kim yazdı sorusunu konuşmaya başladık. Tabii ki, soruyu ilk ortaya atan kişi, her zamanki gibi Mert’ti. Mert, bizim “her durumu espriye çeviren” adamımız. Hani böyle hep saçma sapan teorilerle gelir, hepinizin kafasını karıştırır, sonra “Eee, şaka şaka” diyerek ortamı kurtarır. O gün de “Tuana’yı kim yazdı?” diye sorarak, bu derin konuyu açtı. Sonra hepimiz hemen cevap aramaya başladık, ama tabii ki herkesin kafası karışıktı. Kimin kafası karışmaz ki?
Mert: “Abi, bence Tuana’yı yazan kişi, hayatın ta kendisi.”
Ben: “Yani diyorsun ki, Tuana herkesin yaşadığı hayatı simgeliyor, o zaman Tuana’yı kimse yazmamış ki?”
Mert: “Yok, yok, Tuana’yı yazan kimseyi bulamam, çünkü o kişi biraz kaybolmuş olabilir.”
Ben: “Benim kafam çok karıştı ya.”
İşte bu tarz sohbetler, bazen hayatın anlamını bile sorgulatıyor. Kafamın içi, birkaç dakika boyunca sadece “Tuana’yı kim yazdı?” sorusu etrafında dönmeye başladı. Bir yanda komik, diğer yanda felsefi derinliği olan bir şeydi. Ama net bir cevap bulamıyordum. Gerçekten bir yazar mı yazdı Tuana’yı? Hangi yazar bu kadar derin bir karakter yaratmış olabilir ki?
Tuana Kimdir? O Zaman Bir Karakter Olarak Bakalım
Tuana, bence aslında birçok insanın içinde yaşadığı bir karakter. Çevremdeki insanlar, çoğu zaman dışarıdan bakınca birer Tuana gibi görünüyor. Tabii ki, Tuana’nın kesin bir tanımı yok. Hangi yazarda nasıl bir yansıma bulacağımız belli olmaz. Çünkü Tuana, bizim duygularımızın, düşüncelerimizin ve bir şekilde iç dünyamızdaki karışıklığın bir yansıması gibi.
Bir gün, otobüste bir kadının telefonla konuşurken, “Tuana’yı kim yazdı?” sorusunu duyduğumda, bu sorunun aslında sadece bir soru değil, bir tür “çözülmesi gereken bir problem” olduğunu fark ettim. Hani birini gerçekten anlayıp çözmeden, doğru cevaba ulaşamıyorsunuz.
Benim için Tuana, her insanın içinde taşıdığı bir figür. İçinde kaybolduğumuz, bazen kendimizi bulamadığımız ama sonra bir anda netleşen bir şey. Bence Tuana’yı yazan yazar, o kadar çok insan ki, her birimizin içindeki duyguların yansıması bir şekilde Tuana’yı yaratıyor. Hepimiz bir şekilde Tuana’yız, ve Tuana, kimseyi bırakmayan, kimseyi unutmayıp herkesin derinliklerinden çıkıp gelen bir karakter.
Tuana’yı Kim Yazdı? – Finalde Bir Flaşback: Sadece Kendimize Dönelim
Sonuç olarak, Tuana’yı kim yazdı sorusu, bana aslında biraz içsel bir yolculuk gibi geldi. Kimse Tuana’yı tam anlamıyla yazamaz. O, herkesin içinde yaşar, her birimizin duygu ve düşüncelerine dokunur. Hadi bunu bir gün, Mert’le tekrar tartışalım, belki bir çözüm buluruz, kim bilir? Ama şunu da biliyorum: Tuana’yı kim yazdı? sorusu aslında her birimizin cevabını kendi içimizde bulmamız gereken bir soru. Çünkü bazen hayatımızı yazan, dışarıdaki değil, içimizdeki o derin hislerimizdir.
O yüzden Mert, bu yazıyı okuduğunda kesin diyecek ki: “Tuana’yı yazan sensin.” Tamam, belki de haklıdır, ama kabul etmek istemiyorum. 😅