İçeriğe geç

Yangında ilk müdahaleyi kim yapar ?

Yangında İlk Müdahaleyi Kim Yapar?

Kayseri’de Bir Akşam…

Kayseri’de bir akşamüstüydü, yaz sonu… Havanın biraz serinlediği, akşam ezanının sokaklarda yankılandığı saatler. O gün, bir şeyleri farklı hissetmiştim. Ne de olsa, Kayseri’nin dar sokaklarında herkes birbirini tanır. Ama o akşam, benim için her şey değişecekti.

Biraz daha geçmişe gidelim. Kayseri’de doğdum, büyüdüm. O dar sokaklarda, komşu kapılarında saatlerce oyun oynadım, kahkahalar attım. Ama içimdeki en büyük korku, her zaman yangındı. Hani o büyük, korkutucu yangınlar var ya, insanların en yakınlarını kaybettiği, her şeyin bir anda yok olduğu… İşte o korku. Hem fiziksel hem de duygusal bir korkuydu. Ama bir zamanlar gerçek olacak mıydı, bilemezdim.

Birkaç yıl önce, akşam saatlerinde yangın çıktı. Ama yangın, bir yangından çok daha fazlasıydı… Hem de bizim mahallede, komşularımın tam karşısında. Gerçekten, beklediğim an sonunda gelmişti.

Yangın Başladı: İlk Müdahale

O akşam, sıcaktan bunalmış bir şekilde evde otururken, birden dumanın kokusu burnuma geldi. O kadar güçlüydü ki, hemen pencereyi açtım. Ve ne göreyim! Komşu binanın tam karşısındaki apartmanda alevler yükseliyordu. İnanamadım. İlk başta sadece gözlerimle gördüm. Ama o anda ne yapmam gerektiğini bilmedim. İçimden “Biri müdahale etsin” diye geçirdim. Ama sonra bir şey fark ettim: O biri, o an ben olabilirdim.

Komşularımın, mahallenin, herkesin gözleri parmakla gösterilecek kadar uzaklardaydı. Ne de olsa, yangın büyük bir tehlikeydi. Ama birileri bir şeyler yapmalıydı. İçimde bir korku vardı, ama o korku tam da o anda beni harekete geçirdi. Hemen cep telefonumu aldım, itfaiye numarasını tuşladım. Kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. Derin bir nefes aldım, ama elimdeki telefonun tuşları buz gibi olmuştu. Şu an geriye dönüp bakınca, o anın ne kadar zorlayıcı olduğunu hissediyorum. O kadar kolay ki, dışarıya çıkıp birileriyle konuşmak. Ama yangına müdahale edebilmek? Gerçekten ne yapacağımı bilmiyordum.

İtfaiye hattı çaldı. “Yangın var!” diye bağırdım. Sesim titriyordu. “Nerede?” diye sordular. Yerin tam karşısında, bir apartmanın yüksek katında. Yangın hızla yayılıyordu. O an bir şey fark ettim: Aslında ben de biraz önce ilk müdahaleyi yapmıştım. Telefonu aramak, bir adım atmak… Bu, yangına karşı ilk savaştı. Ama içimde hep bir soru vardı: Yangında ilk müdahaleyi kim yapar?

Birkaç Dakika Geçti: Mahalledeki Tepkiler

Yangın kısa süre içinde büyüdü. Dumanlar gökyüzüne doğru yükselmeye devam ederken, mahallenin sakinleri birer birer pencere kenarlarına geldi. Birçok kişi telefonlarına sarıldı, kimisi yardım çağırmak için bir şeyler yapmaya çalıştı. Ama ne yazık ki, herkesin korkusu birbirine benzedi. İnsanlar, birbirlerine bakarak “Ne yapacağız?” derken, ben de aynı soruyu kendime sordum.

Herkesin gözleri, yangına bakarken, sanki o an her şeyin gerisinde bir korku vardı. Ama ben, aynı zamanda bir cesaret hissettim. Çünkü biliyordum: Bu yangını söndürmeye yardımcı olabilecek bir şey yapmazsam, belki de pişman olacaktım. “Bu yangın ne zaman söner? Yardım ne zaman gelir?” diye kendi kendime sorarken, aslında o kadar küçük bir iş yapmıştım ki: yardıma çağırmak. Ama belki de bu, yangındaki ilk müdahale olmuştu.

İtfaiye araçları çok geçmeden geldi. Ama her şey çok geç başlamıştı. Sadece komşularım değil, bizler de yangının ne kadar hızlı büyüdüğünü görebiliyorduk. Yangın, sanki bir canavara dönüşmüştü. Düşüncelerimde bu canavarı zapt edebilmek için her an bir şeyler yapmam gerekti. İtfaiyenin büyük araçları mahallemize girmeye çalışırken, ben bir adım daha attım. Komşularımın evlerine telefon ettim. “Evde kimse yok mu? Yangın büyüyor!” dedim. O an, evet, hala yardım edebileceğim bir şey vardı. Hızla itfaiyenin gelmesini sağlamak, olabildiğince komşuları uyandırmak, bir şekilde kurtarmak… Bu iş, gerçekten cesaret gerektiriyordu.

Yardım Geldi: Yangının Sonrası

İtfaiye geldi, kurtarmalar başladı, evler boşaltıldı, ama içimde bir şey eksikti. Yangın söndü, ama ben hala oradaydım, bu olayın içinde… Yangında ilk müdahaleyi kim yapar? Benim cevabım, şudur: İlk müdahaleyi, aslında bir insan, hisleriyle yapar.

İnsan, korkusunu yenip bir adım attığında, bazen işte o müdahale de yapılmış olur. O kadar basit ama o kadar da önemli. Korkunun içinde bile bir şeyler yapmak, belki de sadece telefon açmakla başlar. O an, sadece itfaiye değil, sokakta, mahallede, bizler birbirimize güvenerek hareket ettik. Yangın sonrası eve dönerken, bir şeyi fark ettim: Belki de ilk müdahale, başkalarına güvenmekle başlar. Korkuya rağmen, yardım çağırarak, her şey bir şekilde ilerler.

Yangın söndü, herkes evine döndü, ama o akşam bir şey değişti. O akşam, sadece bir yangına müdahale etmeye çalışmadık; aynı zamanda hayatımıza dair bazı soruları da beraberinde taşıdık. Gerçekten yangında ilk müdahaleyi kim yapar? Yardım almak mı, yardım etmek mi daha önemli? Yangınların ilk müdahalesi, bazen kendi duygularımıza, korkularımıza karşı verdiğimiz bir savaştır.

Bir dahaki yangında… Belki de bir adım daha atarım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort brushk.com.tr sendegel.com.tr trakyacim.com.tr temmet.com.tr fudek.com.tr arnisagiyim.com.tr ugurlukoltuk.com.tr mcgrup.com.tr ayanperde.com.tr ledpower.com.tr
Sitemap
ilbet giriş