İnsan Aşık Olduğu Kişiyi Kaç Ayda Unutur?
Bazen birini sevmek, hayatını bir filmi izler gibi geçirmek gibidir. Görünüşte her şey yerli yerinde, ama içeride bir boşluk vardır. Kayseri’nin o soğuk kış akşamlarında bir çayımdan başka hiçbir şey ısıtmazken, aslında bu sorunun cevabını aradım: İnsan aşık olduğu kişiyi kaç ayda unutur?
Düşünürken, arka planda bir şarkı çalmaya başlıyor; o eski, hatırlatıcı şarkı… Bir zamanlar birlikte dinlediğimiz, birlikte gülümsediğimiz şarkı. Gerçekten unutur muyuz? Bütün duyguları bir kenara bırakıp, zaman geçtikçe yok olur mu her şey?
O Anı Unutmak
Kayseri’de bir akşam, bir kafede otururken o anı hatırladım. O kadar güzeldi ki… Beni gerçekten dinliyordu, gözlerindeki o sıcaklık hâlâ burnumda taze. Tanıdığım herkesin aksine, o zamanlar kendimi gerçekten değerli hissetmiştim. O gün, gözlerindeki parıltıyı unutmak imkansız gibi gelmişti.
Ve sonra… Birdenbire bitti. Her şeyin gittiği o andan sonra ne yapacağımı bilmiyordum. Geceleri uyumadım. Aşık olduğum kişiyle son görüşmemiz, şehrin gürültüsünden uzak, Kayseri’nin kenar mahallelerinden birinde olmuştu. O an, aslında bir şeylerin bittiğini fark ettim ama hissettiklerimi anlatmak o kadar zordu ki… O anı hep içimde yaşadım, kaybolan bir şeyin ardından koşuyordum.
Zeynep, o zamanlar beni anladığını düşündüğüm tek kişiydi. Kendi hayallerim ve arzuladıklarım arasında sıkışıp kaldım. “Aşk nedir?” sorusu artık beynimde sürekli dönmeye başlamıştı. Ama bir soru var ki beni rahatsız ediyordu: “İnsan aşık olduğu kişiyi kaç ayda unutur?”
Zeynep’in yanımda olduğu zamanlarda, bu soruyu bile hatırlamak istemezdim. Her şey çok karmaşıktı. Bir yanda “sürekli unutmak mı, yoksa hatırlamak mı?” sorusu vardı. Diğer yanda, kendimi çok iyi tanıdığım için, duygularımı kontrol etmeyi de öğrendim. Ama ne kadar da öğrenmiş olsam da, hayatın o geçici kırılgan anlarını yaşarken… duygularımı hep paylaştım.
Unutma Süreci
Gerçekten unutmanın zamanla mümkün olduğunu düşündüm. Ama zamanla ne olur? Hızla geçer mi her şey? Yoksa her hatıra, her anı, her dokunuş, bir süre sonra yavaşça kaybolur mu? Bu sorular, kalbimi o kadar sıkıştırıyordu ki…
Her günün sonunda, hayatımdan bir şeyler eksiliyor gibiydi. Sanki o anlar siliniyordu. İki ay geçti, üç ay… Ama hala hissettim, o acıyı her sabah uyandığımda içimde hissediyordum. Bir gün, telefonum çaldı. O an, hiç düşünmeden “Beni hala hatırlıyor mu?” diye sordum kendime. Belli ki, o da hala düşünüyordu. Ama… gerçekten hatırladığı şeyi seviyor muydu?
Zeynep ile tekrar bir araya geldiğimizde, sessizce birbirimize bakmak, o ilk anki göz göze gelişimiz gibi değildi. Gözlerimde hâlâ bir umut vardı ama kalbimde bir boşluk. Gerçekten o boşluğu unutur muyum? Zaman ne kadar geçerse geçsin, bir şeyi ne kadar çok düşünürsen, o da seninle her zaman kalır, değil mi?
Unutmanın Zamanı
Bir ay geçti, sonra iki ay… Bir sabah uyandım ve o an fark ettim: Birçok şeyin değiştiğini… Yavaşça… Ama emin adımlarla… Artık o eski şarkıyı duyduğumda o kadar acı hissetmiyordum. Zeynep’in sesini duyduğumda, içimde o kadar büyük bir boşluk kalmadı. Ne kadar çabuk geçti, diye düşündüm. “İnsan aşık olduğu kişiyi kaç ayda unutur?” sorusunun cevabını bir nebze de olsa buldum: Zamanla… Ama o zaman, duygularım biraz daha şekil değiştirdi.
İlk başta, zamanın geçmesini dört gözle beklemiştim. Her gün biraz daha farklı hissedeceğimi umut ediyordum. Ama geriye dönüp baktığımda fark ettiğim şey şu oldu: Unutmak bir süreçtir. Zamanın içinde, bir anın içinde, her şeyin kaybolduğunu sanırız. Ama aslında unutmak, ondan uzaklaşmak değil; onunla barış yapmaktır.
Şimdi düşününce, unuturken gerçekten kaybetmedim. Belki de o anları yaşadığımda yaşadığım duyguların hepsi bana daha çok şey öğretti. Aşk, belki de her zaman bir kaybolan şey değildir; daha çok içimizde iz bırakır. İnsanın gerçekten aşık olduğu kişiyi unutması, bence her şeyin o kadar basit olduğu bir soru değil. Unutmak, sevdiğimiz birini silmek demek değil, aslında onu bir köşeye koymak, barış yapmak demek.
Sonuç: Gerçekten Unutmak Mı?
Bir süredir, o sorunun cevabını arıyorum. “İnsan aşık olduğu kişiyi kaç ayda unutur?” sorusunun cevabını bulduğumu düşünüyorum. Belki de “unutmamak” demek daha doğru olurdu. Çünkü sevdiğimiz kişileri ne kadar unutmaya çalışsak da, içimizdeki o iz her zaman kalır. Hatta zamanla bu iz daha da derinleşir ve başka bir yerden gelir. O anlar, belki silinmiş gibi hissedilir ama aslında içimizde hep saklı kalır. Aşkın kaybolması, aslında yeni bir aşkın başlangıcıdır belki de.
Şimdi geriye bakınca, Zeynep’i hala düşünmeden edemiyorum. Ama bu, bir kayıp değil. Artık bu, bir anlam kazandı. Hem kendi içimde, hem de Zeynep’le olan ilişkimizde. Zeynep, belki de bir zamanlar yaşadığım bir şeyin sadece parçasıydı. Onu unutmamak, aslında hayatı daha iyi anlamamı sağladı. Zaman geçtikçe, kaybolan bir şey yoktu. Sadece bir şeyler değişiyordu.
Ve belki de, aşık olduğun kişiyi unutmak, bir gün gerçekten anlamlı hale gelir.