Türkiye’de 2025’te Kaç Köy Var? Bir Köy Yolunda Kendimi Yeniden Bulduğum Gün
Kayseri’den Başlayan Bir Yolculuk
Günlüğümün eski sayfalarını karıştırırken 2025 yılının sonbaharında yazdığım bir cümleye denk geldim:
“Bazen insan, kaybettiğini sandığı şeyleri bir köy yolunun kenarında yeniden buluyor.”
Bu cümleyi neden yazdığımı hâlâ çok iyi hatırlıyorum. Kayseri’de yaşayan 25 yaşında bir genç olarak uzun zamandır şehir hayatının telaşı içinde kaybolmuş hissediyordum. Sabah işe yetişme telaşı, akşam telefon ekranında geçen saatler ve sürekli bir şeylere yetişmeye çalışma hali beni yormuştu.
O gün elimde küçük bir defter, cebimde eski fotoğrafların olduğu bir zarf vardı. Çocukluğumun geçtiği köye gitmeye karar vermiştim. Aslında sadece birkaç saat uzaklaşmak istemiştim ama o yolculuğun bana yıllardır unuttuğum duyguları hatırlatacağını bilmiyordum.
Kayseri’nin o kendine has bozkır manzaraları arasında ilerlerken camdan dışarı baktım. Sararmış tarlalar, uzakta görünen dağlar ve sessiz köy yolları bana garip bir huzur verdi. İçimde hem büyük bir heyecan vardı hem de hafif bir hüzün. Çünkü yıllardır bazı yerlerin sadece haritada kaldığını düşünüyordum.
Ama yanılmışım.
Bazı yerler insanların kalbinde yaşamaya devam ediyordu.
Türkiye’nin Binlerce Hikâyesi: 2025’te Kaç Köy Var?
Köye vardığımda ilk yaptığım şey eski çeşmenin yanına oturmak oldu. Çocukken dedemin elimden tuttuğu, bana ağaçların isimlerini öğrettiği o yer hâlâ oradaydı. Sadece çevresi biraz sessizleşmişti.
Defterimi açıp o an aklıma gelen soruyu yazdım:
“Türkiye’de 2025 yılında kaç köy var?”
Bu soru aslında sadece bir sayı merakı değildi. Benim için her köyün içinde ayrı bir hayat, ayrı bir hatıra ve ayrı bir insan hikâyesi vardı.
Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla resmi kayıtlarda yaklaşık 18 bin 215 köy bulunuyor. Bu rakamı duyduğumda uzun süre düşündüm. Çünkü 18 bin 215 sadece bir istatistik değildi. İçinde sabah ezanıyla uyanan insanlar, yıllardır aynı bahçede yetişen ağaçlar, bayram sabahları kurulan sofralar, eski taş evler ve anlatılmayı bekleyen binlerce hikâye vardı.
Bir anda kendimi çok küçük hissettim.
Koca Türkiye’nin dört bir yanında benim bilmediğim binlerce köy vardı. Her birinde belki benim dedem gibi geçmişi anlatan yaşlı insanlar, benim gibi geleceğini arayan gençler ve toprağa emek veren insanlar yaşıyordu.
İçimde büyük bir umut oluştu.
Çünkü bazen bir ülkeyi anlamak için büyük şehirlerin ışıklarına değil, küçük köylerin sessizliğine bakmak gerekiyor.
Eski Evimizin Önündeki Akşam
Köye vardığım gün akşamüstü eski evimizin önüne gittim. Kapının boyası dökülmüş, duvarlar biraz yıpranmıştı. İlk anda içim burkuldu.
Hayal kırıklığı yaşadım.
Çünkü çocukluğumda kocaman gördüğüm bahçe bana şimdi daha küçük görünüyordu. O eski kalabalık sofralar yoktu. Sokakta koşturan çocukların sesi eskisi kadar fazla değildi.
Bir an “Acaba her şey gerçekten değişti mi?” diye düşündüm.
Sonra komşumuz Mehmet amcayı gördüm.
Elinde bastonu, yüzünde yılların bıraktığı sakin bir ifade vardı. Beni görünce gülümsedi ve “Sen de sonunda geldin” dedi.
O cümle beni çok etkiledi.
Çünkü bazen insanın beklenildiğini bilmesi, dünyanın en güzel duygularından biri oluyor.
Birlikte kapının önünde oturduk. Bana köyde geçen eski günleri anlattı. Eskiden düğünlerde nasıl herkesin bir araya geldiğini, insanların birbirine nasıl destek olduğunu söyledi.
Onu dinlerken içimde hem mutluluk hem de hüzün vardı.
Mutluydum, çünkü hâlâ anlatılacak hikâyeler vardı.
Üzgündüm, çünkü bazı güzelliklerin yavaş yavaş kaybolduğunu hissediyordum.
Köyler Sadece Yer Değil, Hatıralardır
O gece günlüğüme uzun bir yazı yazdım.
“Bir köy, sadece birkaç evden oluşmaz. Bir köy; bir annenin tandır başındaki emeği, bir babanın yıllarca sürdüğü tarla, bir çocuğun ilk bisiklet sürüşü, bir yaşlının geçmişe dair anlattığı anıdır.”
Bu düşünce beni derinden etkiledi.
Şehirlerde büyüyen birçok insan gibi ben de bazen köyleri sadece uzak yerler olarak görmüştüm. Oysa şimdi anlıyordum ki köyler, geçmiş ile gelecek arasında kurulmuş köprülerdi.
Türkiye’de 2025 yılında binlerce köyün var olması bana büyük bir sorumluluk hissi verdi. Çünkü bu yerler sadece nüfus kayıtlarında görünen noktalar değildi. Oralar kültürümüzün, geleneklerimizin ve aile hikâyelerimizin yaşadığı yerlerdi.
Bir köyün sessizliği aslında çok şey anlatıyordu.
Gençlerin Köylere Dönüş Hayali
Ertesi sabah erkenden uyandım. Güneş yeni doğuyordu. Köyün üzerinde hafif bir sis vardı. O manzarayı izlerken içimde garip bir heyecan hissettim.
Belki de gelecekte köyler yeniden daha fazla önem kazanacaktı.
Çünkü artık insanlar daha sakin, daha doğal ve daha gerçek bir yaşam arıyor. Toprağa dokunmak, kendi ürettiğini görmek, doğayla yeniden bağ kurmak isteyen insanların sayısı artıyor.
Ben de o sabah ilk kez şunu düşündüm:
“Belki de köyler geçmişin değil, geleceğin de bir parçasıdır.”
Bu düşünce bana umut verdi.
Çünkü bazı şeyler değişse bile kökler tamamen kaybolmuyor.
Bir ağacın dalları ne kadar uzağa uzanırsa uzansın, onu ayakta tutan şey kökleridir.
İnsan da böyledir.
Nereye giderse gitsin, nerede yaşarsa yaşasın, geçmişinden aldığı güçle yoluna devam eder.
Kayseri’ye Dönerken Aklımda Kalanlar
Köyden ayrılırken arabaya bindim ve son kez arkamı dönüp baktım. İçimde garip bir boşluk vardı.
Gitmek istemiyordum.
Ama aynı zamanda farklı bir insan olarak döndüğümü hissediyordum.
Kayseri’ye dönüş yolunda defterimi açıp son cümlemi yazdım:
“Bugün bir köyü değil, kendimin unuttuğum bir parçasını ziyaret ettim.”
Türkiye’de 2025 yılında kaç köy var sorusunun cevabı benim için artık sadece bir sayı değil. 18 bin 215 köy; 18 bin 215 ayrı hikâye, 18 bin 215 ayrı yaşam alanı ve milyonlarca insanın anısı demek.
Belki bir gün herkes kendi geçmişine küçük bir yolculuk yapar. Belki herkes bir köy yolunda durup sessizliği dinler.
Çünkü bazen en büyük cevaplar, en sessiz yerlerde saklıdır.
Ve bazen insan kendini bulmak için çok uzaklara değil, geçmişinin olduğu yere gitmelidir.
“Türkiye’de 2025’de kaç köy var” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Gofo ailesi olarak her zaman yanınızdayız!